|
RıZa BeRKaN GüLeRwrote:
http://img204.imageshack.us/img204/8868/cennetanalarirbg.png
Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur. “Maddî ve manevî gelişimimizi annelerimizin sevgi, şefkat ve merhametine borçluyuz” Bir çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için anne sütü ne kadar önemliyse, annenin sevgi, şefkat ve merhametinin de en az onun kadar önemli olduğu, kişinin anneye olan ihtiyacının hayat boyu sürdüğü hatırlatılıyor. “Annelerimiz başlarımızın tacı, dertlerimizin ilacı, gönüllerimizin sultanıdırlar” ifadeleri ve; “Ana başa tac imiş, Her derde ilac imiş, Bir evlat pir de olsa, Anaya muhtaç imiş” ve “Ağlarsa anam ağlar, gayrisi yalan ağlar” ne kadar güzel özetliyor "Rabbin, kendisinden başkasına asla kulluk etmemenizi, ana-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi yaşlanırsa, sakın onlara 'öf!' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek, tevazu kanadını indir ve de ki: 'Rabbim, beni küçükken sevgi ve şefkatle koruyup büyüttükleri gibi sen de onlara merhamet et." İnsanların, Allah'a kulluk görevinin yanı sıra, öncelikle anne ve babasına karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, varlık sebebi olan anne babasını her zaman hatırlaması ve ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor: "Anne babanıza her fırsatta sevgi ve saygılarını sunun. Onları incitecek söz ve davranışlardan sakının. Dünya ve ahiret mutluluğunun ana-babaya gösterilecek sevgi ve saygıya bağlı olduğunu aklınızdan çıkarmayın."
May 8
|
|
|
KARİA Öndengidenlerwrote:
Pir Seyyid Hasan Hüsameddin Uşşâkî (k.s.a.)
Pir Seyyid Hasan Hüsameddin Uşşâkî (k.s.a.) Hazretleri tasavvufun, Halvetiyye kolunun Uşşâkî şubesinin kurucusudur. Esas adı Hasan lakabı Hüsameddin (Dinin keskin kılıcı) dır. H.880( M.1473 ) yılında Buhara da ( Özbekistan ) dünyaya gelmiştir. Hacı Teberrük adında bir tüccarın oğludur. Soyu İmam-ı Hasan (r.a.), Hz. Ali (k.v.) ve Resul-i Ekrem (s.a.v.) efendimize ulaşır. İslâmî ve tasavvufi ilim tahsilini babasının nezaret ve himayesinde tamamlamıştır. Gençliğin de tasavvufun Kübreviyye yolunun Nurbahşiyye kolunda manevi yönden ilerleyerek fazilet ve irfan sahibi kâmil bir zat olmuştur. Babasının vefâtı Pir Hazretlerini son derece üzmüş ve böyle acılı bir halde iken gördüğü bir rüya üzerine ticarethanesini ve mal varlığını kardeşi Mehmed Çelebi'ye bağışlayarak Erzincan'a gitmiştir. Burada İslâm veTasavvuf alimi (Mürşid-i Kâmil) Emir Ahmed Semerkandi hazretlerine ilim öğrenmek üzere talebe olmuştur. Hazret-i Pir'in İslâm ve Tasavvuf ilmine karşı olan aşkı ve mürşidine olan bağlılığı nedeniyle kendisine, mürşidi tarafından Tasavvufun Halvetiyye kolundan hilafetname verilmiştir. Daha sonra islâmî ve Tasavvufî ilimleri öğretmek amacıyla Uşşâk şehrine gönderilmiştir. Hazret-i Pir, hocası Emir Ahmed Semerkandî Hazretlerinin vefatından sonra İslâmî ve Tasavvufî ilimleri öğretme ve yayma görevini üstlenmiştir. Pir hazretleri padişah II. Selimin oğlu şehzade Murad'a padişah olacağına dair bir müjde vermiştir. III. Murad padişah olduktan sonra Pir Hazretlerini ısrarla İstanbul'a davet etmiştir. Bu davet üzerine Hz. Pir İstanbul'a hicret etmiştir. Pir hazretleri İslâmî ve Tasavvufi ilimleri öğretme ve yayma çalışmalarına İstanbul'da devam ederken; kendisine karşı gösterilen aşırı ilgiden bunalarak Uşak'a geri dönmek istemiştir. Padişah III. Murad kalması için ısrar etmiş ve Pir Hazretleri için Kasımpaşa'da bir irfan yuvası inşa ettirmiştir. 121 yaşındaki gittiği son haccın dönüşünde Konya'da H.1001 (M.1593) yılında vefat etmiştir. Kabr-i Şerifi Kasımpaşa'daki Uşşâkî âsitânesindedir.
Mar. 9
|
|
|
KARİA Öndengidenlerwrote:
Mevlanadan hikmet damlaları...
"Kadı kalben rüşvet almaya karar veririse ,zalimi mazlumdan ayırt edemez., Ameller niyetlere göredir.Niyet bozuk olunca doğru amel zuhur etmez.Eğri cetvelden düzgün bir çizgi çıkmaz .Eğrinin gölgesi de eğridir. "Madeninde birkaç geçer akçesi olan dağ,kazma yaralarıyla paramparça edilir." Meyve verecek olan ağaç nasıl ki başına yağacak taşlara hazır olmalıysa,faydalı özelliklere sahip olmak isteyen insan da o özlliklerin başına getireceği acı ve tatlı hadiselere hazır olmalıdır.Çünkü kimi iyi niyetle istifade için kimi haset duyarak imha için ,kimi de hırsızlık için o özelliklerin civarında dolşacaktır.Unutmamalı ki ,şeueytan da ameli düzgün olanlarla daha çok uğraşır.Hiçbir hırsızın bir eskici dükkanını soydugu görülmüş müdür???????Onun iştahını kabartan , kuyumcu dükkanıdır.... ALINTI
Mar. 9
|